04 10 2011

Yağmur Sonları ............

    Yağmur sonları sevdim ben  seni   Toprak kokan sevdalar da sevdim seni ben ..  Doğan güneşinin hüzünlerinde   sevdim    .. seni                                                                     Dilimde   sen yüreğimde senli  cümleleri sevdim ben  Senli  zamanlarda geçen saatleri       sevdim                                                      Uzakken yankılığını sevdim  ben   devrilen kelimelerde    sevdim seni ben                   Kırık dökük bir  kırık acının sancıyan yalnızlığında sevdim seni ben        Ağlayan bir bebeğinin göz yaşlarında .. sevdim seni                Parçalanmış bir aşkının kırıntılarında sevdim  ben seni  Tozlu masallarının yalanlarında     sevdim seni ben                                             Kulaklarımda çınlayan martının çığlıklarında sevdim seni ben  Sonbaharın uğultusunda     sevdim ben seni                                                               Özlem.f     Fırtınalı denizlerinin hıçkırıklarında sevdim ben seni  İki damla yağmur t... Devamı

01 10 2011

İbrahim Sadri Yagmur Sonrasi

İbrahim Sadri Yagmur Sonrasi Devamı

23 09 2011

SESSİZLİĞİM ......

  Tahta kundaklara beledim hayallerimi kırık bir vazonun içinde unuttum umutlarımı   Gölgesini yitirmiş bir taş bebeğin yalnızlığında kuruttum hüzünlerimi   Bir gönül ateşinde tüketim gözyaşlarımı kayıp düşlerin sessizliğinde yıkadım kimsesizliğimi    ağlayan bir bebeğin iki damla yaşında bıraktım mutluluğu    yarım kalmış cümlelerde son buldu hıçkırıklarım    kırık aynaların küllerinde parçalandı anılarım    kuru bir öfkenin çığlıklarında duvar diplerinde yitti ömürler  ö.f sessiz kaldım ........ Devamı

17 09 2011

sessiz kaldım .....

      sakin bir hayatın mahşeri bir kalabalığında buldum kendimi şehrin binlerce dolu sokaklarında caddelerinde arayıp ta bulamadığım sessizliğimi arıyorum sessiz kaldım ... Devamı

10 09 2011

Tanışma - İmza ve Söyleşi Günü

Tanışma - İmza ve Söyleşi Günü |  görsel 1

  Kırk Kapılı Köşk       Gece inerken su şehrine Ansızın geliyor Işığın dudaklarında ağaran karanlık Nerden biliyorsun Aklım almıyor O gece Hangi odasında uyutacak beni Kırk kapılı köşk Camdaki poyraz Gelişinin habercisi Şimşek oluyorsun bir tutam saçımla Gök olup gürlüyorsun “ Yağmayalım “ deyince Ne sağanak korkumuz diniyor Ne gökkuşağı sevdamız Ödülümüz Islak toprak kokusu Artık vakit Becceyi becce Şantayı şanta Bir sonraki elma bahçesi düşüne kadar Bırakayım kendimi Kuş tüyü yastık uykularıma Ayaklarımda uzak sahilin Kum hasretiyle …     20 Ocak 2011 ( Ay girdi koynuma... )     Fatma Hatun Esen           ... Devamı

07 09 2011

Hüzün Giydi Bu Gece Yüreğim .................

    İnsan hayatı ne kadar karmaşık her şeyi bir solukta tüketiyoruz Ve bir bardak su gibi içiyoruz sevgiyi aşkı Yaşamın kıyısına vurmuş mutluluklar gibi bin bir çeşit hayatlar Her biri ayrı bir noktada  kimi bir köşe başında yalnızlığa mahkum olmuş Kimide bir çöpünün dibinde son bulmuş hayatı kimide ellinde kimsesizliğin öfkesini kustuğu dar sokaklarda yitip giden ömürler gibi yada bir şişenin son yudumun da bir kalemde sildiği yaşamı gibi yada bir toz bulutu gibi  yıkılan umutlar gibi sönen hayatlar Kime göre yaşıyoruz kime göre seviyoruz aşık oluyoruz kime göre Hayatının önümüze sunduğu yaşamlar gibi mi bir kum tanesi gibi yaşam ya yaşarsın yada ölürsün Tek başına kimsesiz sessiz bir sokak arasında  sırtına yüklenmiş binlerce yamalı yaşamlar gibi Sahte yüzler yalan gülmeler sahte ağlamalar eskide kalmış aşklar sevgiler  zaman ve saatler ilerledikçe insan oğlu da değişiyor her geçen gün zaman  bir sigaranın dumanında bırakılmış hayaller gibi hasretler kör bir kuyuda unutmak gibi sabır kırılan bir kalbin tamiri gibi Neşe çığlıklara gebe kalır prangalar vurulur rüyalara bir bebeğinin küçük avuçlarında birikir yaşam huzur mutluluk sevgi henüz kirlenmemiş saf  paslanmamış demirler gibi su gibi saydam ve temiz acılar çarpar bir kuşunun kanadın da isyan eder deniz  hırçın bir çocuk gibi  yalnızlığına  şehrin ışıkları  sarar tüm susmuş kalabalığın başı boş gezen kediler köpekler  eşlik eder suskun kalmış insan kalabalığına damla göz yaşının içinde yıkadım kaderinin cilvesini  kırık bir kemanın hüzün kokan nağmelerine savurdum tüm benliğimi Kayıp giden bir hayatının yıkılan duvarlarına astım kimsesizliğim... Devamı

03 09 2011

SESSİZLİĞİM ......

  seni sarıyor düşlerim tüm benliğimde sancılar giriyor yüreğimin sensiz geçen zamanlarına yalnızlıklar pusu kuruyor kimsesizliğim in içinde kör bir kuyu gibi sonunu görmediğim gibi seni sevmek sanki tüm şehirler beni sana getiriyor suskun kalmış gecelerimde  sessiz kaldım ...   Devamı

10 07 2011

İSTANBUL'U DİNLİYORUM GÖZLERİM KAPALI ...

  Tarih : Temmuzuz  2011-07-08 Perşembe Sakin bir İstanbul günüyle başladı her şey  sabah erken kalkıldı yola koyulduk gezmemin ve görmenin heyecanıyla düştük  yollara ilk durak bostancı vapur iskelesi  ikinci durağımızda vapur biletler alındı  vapurla yolculuk başladı mahşeri bir kalabalıktan geçtik yer yerlerimize geçtik ve demir alındı denizin mavisi sularına doğru büyük adaya yolculuk başladı Gökyüzün mavisinde martılar  uçuyor  ekmek kavgasına girmiş kimi havada kapıyor kimi denizin dibini bulmadan  bir parça ekmeği  yemenin heyecanı vardı gözlerinde Gözlerimi gezdirdim  bir ara vapurda mahşeri kalabalığın içinde bizden ve dünyanın dört bir yanından gelen insanlar vardı   yedi tepe İstanbullun güzelliklerini görmek için akın akın ülkelerinden gelmişlerdi  her birin gözlerinde ayrı bir heyecan vardı ve vapur yolculuğumuzun sonunda geldik demirler atıldı gemi yanaştı insanlar inmeye başladı ve geldik büyük adaya ilk gördüğüm koca bir mahşeri kalabalık vardı yüzden fazla  bizden yabancı ülkelerden gelen misafirlerimiz fayton kuyruğu almış başını gidiyordu  biz önce kahvaltımızı ve çaylarımızı içtik denizin mas mavi  güzelliği eşliğinde sohbetler edildi çaylar içildi bitti ve gezmeye görmeye sıra geldi en bıraktığım kalabalık halen devam ediyordu  ve sıra gelemsini beklemekse yorucuydu büyük ada tamam 500 fayton olmasına rağmen sıra çok vardı bir çok insan bekliyordu  güneşin sıcağında  tabi bizde bekliyoruz sırada sırayı tamam yarıladık ki annem geldi hadi gidiyoruz dedi sıra ne olacak dedik boş verin sırayı dedi gelin siz benle eh tamam dedik düştük annemin peşine  sıra beklediğim yerin arka ... Devamı

07 06 2011

BİR DAMLA ...

  BİR DAMLA  Göklerin maviliklerinden süzülüp  Yeryüzüne inen bir damla umut gibisin  Kurumuş toprağa can veren  Bir damla hayat gibisin  Çatlamış dudaklara hayat veren  Bir damla su gibisin  Nice sevdaları doğurup yaşayatan  Bir damla YAĞMUR gibisin  Nice soğuklarda yoğrulup bir çiçekte beliren  Bir damla çiğ gibisin  Karanlıkları aydınlatan  Bir damla ışık hüzmesi gibisin  Acı ve kederle yoğrulmuş umudu gözleyen gözlerden akan  Bir damla ÖZLEM gibisin   YAZAN:yüreği güzel arkadaşım (hiç kimse ye) çok teşekkür ederim bana değer verdiği  için bu güzel şiiri yazdığı için ona çok teşekkür ediyorum  Devamı

06 06 2011

Sessiz Çığlıklarım2..........

  Şehir sessiz bu şehir girdap gülüm ölüm çalar kapıları  Kan revan olur yalnızlıklar hüküm giyer sensizlik  Bu şehir sessiz bu şehir girdap gülüm  Sınırlara dayanır umutlar vuslata selam eder hüzünler  Bu şehir sessiz bu şehir girdap gülüm  Aşk girdap gülüm ölüm sessizlik gülüm ....  SESSİZ kaldım ............  Sığmıyor artık ne sözler ne cümleler çığlıklara karışıyor zamanlar hakim olmuş  Şehrin yalnızlığına teslim oluyorum tüm tükenen sessiz ünlemlere  Sessiz kaldım .....  Bir yalnızlık yeşermiş zamanın ellinde keşkeler düşmüş avuçlarıma  Düşler ağıtlar yakmış sessizliğine kayıplar asılmış tüm şehrin duvarlarına  Bir masal yaşanmış zamanın evvelinde hüküm giymiş gökyüzü maviliğin sessizliği kalmış gözlerden Dökülen umutlara  Düşlerim yeşeriyor şimdi şehrin semalarında  Sessiz kaldım…  Hadi susma konuş yüreğim bastırma çığlıklarını içine viran etme ömrü isyanlar karışmış kuru Yalnızlıklarına sokaklar çığlıklarınla yankılandı  Katran gecesi oldu hayallerim acıyı bir bardak suda içtim kan revan olmuş tüm notalarım kırık dökük Kem anımın tellerinde son buldu nefesim  Sessiz Kaldım …  ... Devamı

27 04 2011

Sessiz Çığlıklarım1.....

      Yalnızlığımı  yakıyorum güneşin kızıllığında sessizliği oynuyorum tükenen umutlarımla        Sokak arası yağmurlara susuyorum gözlerime çöken yaşlarımla ........................... Çökertme  karanlığa yalnızlığımı doldurma hüzünlerini ıslan gözlerime        koyma beni güneşin kızıllığına susturma sensiz kalan bir kaç sözlerimi   ne olur  topla tüm gülüşlerini yüreğimin en  sıcak yerine serp tüm gülüşlerini yetim kalan yüreğime gel hadi baharım ol tüm yarınlarıma ......................................        Sevdim  tüm hırçınlığını prangalar vurdum sensiz geçen tüm                         zamana       kızıla boyadım tüm umutlarımı sevdim tüm öfke dolu gözlerini       mevsimlere karıştı hüzünlerim yalnızlığa vurdum sensiz geçen          tüm düşlerimi           Sevdim tüm uğraşını .. ...............................          Yalnızlık oyunları oynuyor bugünlerde yüreğim sensizliğin acısı sarıyor tüm bedenime tozlu Kaldırımlarda kaldı ellerinde sakladığım umutlarım oyuncağını yitirmiş bir çocuk gibi seni Arıyor gözlerim şehrin tüm yabancı sokaklarında gri renkle büründü düşlerim sislere bulandı mahkum olmuş hasretlerim  …                 sessiz kaldım ... Suskun denizler  gibi yüreğim hırçın r&uu... Devamı

26 03 2011

Sessiz fırtınam.....

    Hayatı hiç yoksunmadan yüksünmeden  yaşamaktı Pervazsızca kanat çırpan martılar gibiydi özür gürlük Susmaksa bir o kadar ağırdı Tükenen  bedenler gibiydi yalnızlıklar Ağlamaksa arayıp ta bulunamayan yağmurlar gibiydi                                             Sessiz ama bir o kadarda   öfkeliydi hırçın denizler gibiydi Neye göreydi yaşamak ve ölmek ? Bilinmez  bir yola gitmek gibiydi sanırım … Keşkeklerle dolup taşan geçmişin Bir bavul dolusu hüzün gibiydi Yaşamak da ölmek de      Bir yerden bir yere koşturmak gibiydi zaman   Akıp giden saatler gibi  Yerinde duramayan yaramaz çocuklar gibiydi mutluluklar  Uzun gibi görünen ama bir o kadarda kısa sürüyordu mutluluklar  Eski bir  plaktan çalan şarkı  gibi   Şarkılar seni söyler dillerde nağme adın gibi  Ama şimdilerde hiçbir şarkıda seni duyamaz oldum  Tıpkı solmuş çiçekler gibi bir kenara atılmıştın yıpranmıştın              Hem de hiç olmadığın kadar  Ne garip dimi şu hayat  İnsanın tüm  benliğinden bir bavul dolusu ömür çalıp gidiyordu  Yaşamakta ölmek de böyle bir şey sanırım ? ..sessiz kaldım ... ... Devamı

02 03 2011

HİÇ.......

  Tek başına  kocaman hiçe kafa tutmak  gibi sessizliğin Hayatın kargaşasında yok olup  gitmek gibi  çığlıkların Sakin gibi görünen aslında İçinde kıyametler kopan bir  bavul  dolusu  yalnızlığın   Dedim ya sadece hiç uğruna kafa tutuyorum sessizliğime…   Yokluk gibi görünen… varlığını arayan  gölgeler Hıçkırıklara karışan yaşlar .. Yalanlara sarılıp tutunmaya çalışan sözlerin gibi Bavullar dolusu hiçler gibi işte sonunu göremeyen martılar Bağrışmalarına  karışan   kelimeleri Hataların arasında boğulup giden  düşerler   Yağmurlar yağan bedenine acımasızlıklarla dolup taşan yüreğin Katran gecelerine astığın hayallerin Kaldırımlarda kalan ayak izlerin Çığ gibi büyüyen umutsuzluğun  Rotasını şaşırmış gemiler hüküm giymiş umutların  Ölümü bekleyen mezar taşları gibi param ,parça olan   Kibrit kutusu içinde sakladığın mutluluğun  gibi Solup giden kırmızı güler autlarına  çarpan isyanların Keşkeklerine sardığın anıların… Geçmişte kalmış birkaç mektupların gibi  Dedim ya sadece hiç uğruna kafa tutuyorum sessizliğime …   Susmaların yerini, artık ağlamak aldı Gitmelerin yerini, kalmalar geldi   Ayrılıklar  bir o kadar çoğaldı artık Kavuşmak yerine uzaklaşmak kaldı.. Yüreğin en ücra köşesinde  avuçlarında biriktirdiğin hüzünlerin İçinden söküp attığın bensizliğin oysa  tuksak olmuş bedenim ellerinde  ..     Sessi kaldım … ... Devamı

10 02 2011

İçimdeki Sesler7..........

Dargın anılarımın arasında kalmış düşlerim ..prangalar vurduğum hüzünlerime acılar yağıyor şimdi maviye çalan gökyüzünden görmeden sevmeyi bildiği gibi gözlerimin zamanla inatlaşırken umutlarım ruhumda kopan fırtınaların arasında son buldu sensizlik kapı kapı ararken yalnızlığımı farkına bilme varamayan ayaklarımdan sızıyordu tüm cahil kalmış sözlerim .. .kıyılarına vuran yunuslar gibi bende senin rıhtımlarına karaya  vurdu bedenim hasret Türkleri beklerken acıyı, hüznü çalıyordu kolu kanadı kırık kemanımın sırlarla dolup geçen hayat kayıp giden aşklar gibi dibe vurdu tüm yaşanmışlıklar ağıtlarına vuran martılar çığlılıklarına karışan hıçkırıkların gibi dibe vuruyorum adım adım yavaş yavaş  savaştan çıkmış gibi yüreğim harbe dönmüş autlarımda yıkadığım mutluluklarım oysa ben sensizliği ararken rotasını çevirmişti çoktan gemiler çoktan ….. Sessiz kaldım Devamı